BİLGİYİ İŞLEME KURAMI
By • Dec 5th, 2007 • Category: Psikolojide Kuramlar->
Davranışçı öğrenme kuramları gözlenebilir davranışlar üzerinde odaklaşmışlardır.Özellikle bazıları, bir uyarıcıya karşı gösterilecek tepkinin , pekiştirme yoluyla güçlendirilebileceği, pekiştirme tarifelerini kullanarak davranışın şekillendirilebileceğini savunmuş ve kanıtlamışlardır.Ancak; bazı durumlarda davranışların ilkelerinin yeterli olmadığı, bazı olayları açıklayamadığı gözlenmiştir.Örneğin ; 2. Dünya Savaşı sırasında aynı şekilde eğitim almış iki radar operatöründen biri ekrandaki uçağı görüp hemen önlem alırken, diğerinin uçağı fark etmesi ve önlem alması gecikmiştir.Bu durumu davranışçı öğrenme yaklaşımıyla açıklamak güçtür.Çünkü her iki operatör de eğitimleri sırasında aynı uyarıcılarla karşılaşmışlar, aynı tepkiyi göstermişler ve aynı şekilde pekiştirilmişlerdir.Fakat savaş sırasında performansları farklı olmuştur.
Bazı durumların davranışçı öğrenme ilkeleriyle açıklanamaması , psikologları insan öğrenmesini yeniden tanımlamaya yöneltmiş; böylece bilişsel öğrenme kuramları ağırlık kazanmaya başlamıştır.
Bilişsel öğrenme kuramları, insanın dünyayı anlamada kullandığı zihinsel süreçleri inceleyen kuramlardır.Bu zihinsel süreçler, tanıdığımız bir insanın adını hatırlamaktan , karmaşık bir problemin çözümüne kadar çok çeşitli durumlarda kullanılmaktadır.Bu nedenle de bilişsel öğrenme kuramlarının etkisi gün geçtikçe artarak sürmektedir.
Bilişsel açıdan öğrenme , bireyin zihinsel yapılarındaki değişme olarak tanımlanmaktadır.Bu zihinsel yapılardaki değişme , bireyin davranışlarında değişmeyi ya da yeni davranışlar kazanmasını sağlamaktadır.(Eggen , Kauchak , 1992 ).
Bilşsel kuramcılar , gözlenebilen davranışlara ek olarak öğrenenin kafasının içinde olup bitenlerle , yani içsel yapılarla , süreçlerle ilgilenmektedirler.Buna göre , modern bilişsel öğrenme kuramları , öğrenenin kafasının içinde olup biten süreçleri, bu süreçlerin özelliklerini, fonksiyonlarını belirleyen ilkeleri , yasaları ortaya koymaya çalışmaktadırlar.Öğrenmeyi bilişsel açıdan inceleyen kuramlardan biri de Bilgiyi İşleme Kuramıdır.
Bilgiyi işleme kuramı temel olarak şu dört soruyu cevaplamaya çalışmaktadır :
1. Yeni içerik dışarıdan nasıl alınmaktadır?
2. Alınan yeni içerik nasıl işlenmektedir?
3. İçerik uzun süreli olarak nasıl depolanmaktadır?
4. Depolanan içerik nasıl geriye getirilip hatırlanmaktadır?
Bilgiyi İşleme kuramına göre öğrenme olayı , bilgisayarların çalışmasına benzetilmekte , girdilerin işlenip çıktılara dönüştürülmesi olarak görünmektedir(Gagne ve Driscoll, 1998 )
Birçok bakımdan bilgisayarlar insanbeynine benzemekle birlikte, henüz insan beynini sahip olduğu yetenekleri gösterebilecek bir bilgisayar üretilememiştir ve aslada üretilemez görünmektedir(Slavin, 1989 ).Nörofizyolojik öğrenme kuramının incelendiği ünitede de görüleceği gibi ; şu anda en yoğun işlem hacmine sahip en küçük boyutlarda üretilmiş bilgisayarlar gibi bir bilgisayar üretilse bile, insan beyninin tüm fonksiyonlarını yerine getirebilecek bilgisayarın dünya büyüklüğünde olabileceği tahmin edilmektedir.Ayrıca , daha gelişmiş bilgisayarlar üretmek isteyen bilim adamları da insan beyninin fonksiyonlarını ve nasıl çalıştığını araştırarak bilgisayarların geliştirilmesinde kullanmaya çalışmaktadırlar.Bu örneklerde gösteriyor ki , insan beyninin bilgiyi işleme gücü daha karmaşık ve üstün özelliktedir.
Dünya bilgiyle doludur ve biz de her an görüntü , ses, tat,koku vb. gibi çevremizden gelen uyarıcı bombardımanına tutulmaktayız.Acaba bu uyarıcı bombardımanı karşısında biz ne yapmaktayız?Genellikle, uyarıcı bombardımanı karşısında şu işlemler yapılmaktadır:
Göze, kulağa ve diğer organlarına gelen fiziksel uyarıcılar seçilerek sinirsel iletilere (mesajlara) dönüştürülmekte; daha sonra bu mesajlar, depolanabilme ve hatırlanabilmeleri için sinir sisteminde başka değişmelere uğramaktadırlar.Hatırlanan bilgi ise, depolanan mesajların kasların hareketini kontrol edebilecek bir başka mesaj türüne dönüştürülmüş biçimidir.Sonuçta ortaya çıkan ürün, konuşma, yazma ya da öğrendiğimizi ortaya koyan diğer etkinlikler, hareketlerdir.Dışarıdan gelen yeni bilgiyi alma işleminden başlayarak, davranış değişmesi olarak ortaya çıkıncaya kadar bilginin dönüştürülme biçimlerine öğrenme süreçleri adı verilmektedir(Gagne ve Driscoll, 1988,s13).
Öğrenme ya da bilgiyi işleme süreci doğrudan gözlemlenemediğinden, bu süreci somutlaştırmak ve daha kolay anlamamızı sağlamak üzere bir model geliştirilmiştir.
Model, öğrenenin merkezi sinir sisteminde var olduğu kabul edilen yapıları göstermektedir.Bu yapıların sinirsel bir ağ olduğu ve bilgiyi dönüştüren süreçlerin de elektrokimyasal bir değişme olduğu sanılmaktadır.
Geliştirilmiş olan bilgiyi işleme modeli iki temel öğeye sahiptir.Bu öğelerden biri, üç tür bellekten oluşan bilgi depolarıdır.Diğer öğe ise, bilginin bir depodan diğerine aktarılmasını sağlayan içsel, Bilşsel etkinlikleri kapsayan bilişsel süreçlerdir.
BİLGİYİ İŞLEME MODELİ
1. Çevredeki uyarıcıların alıcılar(duyu organları) yoluyla alınması
2. Duyusal kayıt yoluyla bilginin kaydedilmesi(duyusal kayıt)
3. Dikkat ve seçici algı süreçleri harekete geçirilerek, duyusal kayıta gelen bilginin seçilerek kısa süreli belleğe geçirilmesi
4. Bilginin bir müddet kısa süreli bellekte kalabilmesi için zihinsel tekrarın yapılması(Kısa süreli bellek)
5. Bilginin uzun süreli bellekte depolanabilmesi için işleyen bellekte anlamlı kodlamanın yapılması
6. Kodlanan bilginin uzun süreli bellekte depolanması
7. Bilginin uzun süreli bellekten işleyen belleğe geri getirilmesi
8. Bilginin işleyen bellekten yani kısa süreli bellekten tepki üreticiye gönderilmesi
9. Tepki üreticinin bilgiyi vericilere(kaslara) göndermesi
10. Öğrenenin çevresinde performansını göstermesi
11. Yürütücü kontrol tarafından tüm bu süreçlerin kontrol edilmesi
Çevredeki uyarıcılar, özellikle üçüncü maddede sözü edilen bilginin seçiminde ve bilginin uzun süreli bellekten kısa süreli belleğe geri getirilmesinde büyük rol oynar.
Önce bilgiyi işleme modelinde yer alan duyusal kayıt, kısa süreli bellek ve uzun süreli bellek adı verilen bilgi depoları ve özellikleri incelenmiş, daha sonra da bilginin bir depodan diğerine aktarılmasını sağlayan bilişsel (öğrenme) süreçler açıklanmıştır.
is
Email this author | All posts by