Psikolojinin Temel Kavramları

Psikoloji Bilgi Deposu [www.pisikoloji.net]

BİLGİSAYARLI ÖGRETİM

By • Ara 2nd, 2007 • Category: Psikolojide Öğrenme

Ülkemizin kalkinmasi ekonomik ve sosyal sartlarin iyilesmesi ve yasam kalitesinin yükseltilebilmesi, büyük önder Atatürk’ün de dedigi gibi ancak muassir medeniyetler seviyesine çikmakla mümkün olacaktir. Çagimizda bilim ve teknoloji medeniyetin öncüleri olmus, vardiklari her yere medeniyeti götürmüslerdir.Yasamakta oldugumuz enformasyon çaginda artik bilgiyi ezberleyen bireylere degil, bilgiye ulasabilen, bilgiyi kullanabilen, elestirel ve yaratici düsünen bireylere ihtiyaç vardir. Çünkü artik her türlü bilgiye teknoloji sayesinde kolayca ulasmak mümkündür, dolayisiyla asil önemli olan zaten mevcut olan bu bilgilere ulasabilmektir.Yasamimizin artik neredeyse bir parçasi sayilan bilgisayarlar da bu yolda kullandigimiz baslica araçlardan biri ve en önemlisidir.

Eğitim öğretim kurumlari olarak okullar ve bu okullarin temeli olan ilkögretim okullari bu baglamda üzerlerine düsen görevi yerine getirmekle sorumludurlar. Bunun için bu kurumlar ilkönce kendi içlerinde anlayis, yapi, ögrenci yetistirme, egitim ve ögretim, teknoloji vb. konularda muasir medeniyetler seviyesini yakalamak ve hatta asmak zorunda olup çocuklarimizi gelecege hazirlayabilmelidirler.

Okullar, çagin, toplumun ve bireyin degisen ve gelisen gereksinimlerini karsilamak üzere olusturulan ve yenilenen örgütlerdir. Farkli okul türleri amaçlarinda, çalismalarinda ve yaklasimlarinda farklilik göstermelerine ragmen, genelde ögrencilerin kisisel ve sosyal gelisimlerini gerçeklestirmelerine cevap verecek bilgi ve becerileri kazandirmak gibi hizmetleri sunmaktadir. Bugünkü toplum, okullarin, ögrencileri teknolojik hayatta olan olaylari anlayabilen, bilgili insanlar olarak yetistirmesini bekler. Bu toplum ayni zamanda okullarin, ögrencileri kendi yasamlari sirasinda yeni bilgiler elde edebilsinler ve degisen durumlari arastirip inceleyebilsinler diye gerçek dünyayla yüz yüze gelmeye hazirlanmasini ister… . Okullar bu yeni bilgi teknolojisini nasil ele alacaklarini ve nasil plan hazirlayacaklarini bilmelidir (Güveli ve Baki, 2000).

Günlük yasantimizin önemli bir parçasi ve bir çok insan kurum ve kurulus için olmazsa olmaz hale gelen egitimde de önemli ölçüde faydalanilmaya baslanan bilgisayar teknolojisi, okullar için egitimde önemli bir araç ve hatta amaç haline gelmis olup önemi her geçen gün daha da artmaktadir. Ilkögretim okullarinda bilgisayar laboratuarlari olusturulmus ve bilgisayar dersleri konularak ögrencilere bilgisayar kullanmayi ögretmek, bilgisayarlardan derslerde egitim araci olarak faydalanmak amaçlanmistir.

Bilgisayarlar birer alettirler, yazi yazmamiza, hesaplarimizi yapmamiza ve iletisimde bulunmamiza yardimci olurlar ancak bunlarin çok ötesinde bilgisayarlar ayni zamanda bizlere, hem zihni modeller sunarlar, hem de, fikirlerimizi ve fantezilerimizi aktarmaya yardimci olan birer araç islevi görürler (Bozkurt,2000, ss. 30, 31). Bilgisayari, kabaca sayisal verileri belirli yönergelere göre isleyen makine olarak tanimlayabiliriz. Bir bilgisayar sistemi;

Girdi Araçlari, Merkezi Veri Isleme Ünitesi (Central processing unit, CPU), Ana Bellek (main memory),Ikincil Bellek (Secondary storage veya mass storage), Çikti Araçlari (Output devices)ndan olusur. Bilgisayar artik hemen her alanda herkesin kullanmak zorunda kaldigi bir alettir. Bugün evlerde dahi ihtiyaç duyulan bir teknoloji haline gelmesi isletim sistemleri ve Internet sayesinde olmustur. Günümüzde bilgisayar kullanmak okuryazarlikla es tutulur hale gelmis bilgi toplumunda bilgisayar kullanmayi bilmeyenler cahil kabul edilir olmuslardir.

Bilgisayarin Egitim-Ögretimde Kullanilmaya Baslamasi

Çagimizda bilim ve teknolojideki hizli gelismeler ekonomik sistemi oldugu kadar egitimsel ve sosyal sistemleri de etkilemektedir. Günümüzde bilgi, gelismis toplumlarda ekonomik gelismelerin anahtari haline gelmistir. Teknoloji ise egitim sürecinin gelistirilmesinde önemli rol oynamaktadir. Bilgi teknolojisinin hizla gelismesi, bilgi toplumlarinin ortaya çikmasina neden olmus, toplumlarin yeni teknolojik gelismeleri izlemeleri ve kendilerine uyarlamalari zorunlu hale gelmistir. Bilginin ve ögrenci sayisinin hizla artmasi bir takim sorunlari da beraberinde getirmis, egitim sürecinin ve niteliginin gelismesinde önemli rol oynayan yeni teknolojilerin egitim kurumlarina girmesi zorunlu hale gelmistir. Söz konusu yeni teknolojik sistemlerden birisi de en etkili iletisim ve bireysel ögretim araci olarak nitelendirilen bilgisayarlardir (Keser, 1998, s.43).

Bilgisayarlarin gelistirilmesiyle, egitim teknolojisinde yeni bir dönem baslamistir. Bu aracin egitim sisteminde kullanilmasinin zorunlu oldugu bu gün için bir gerçektir. Esasen bilgisayarla ilgili ilk arastirmalar üniversitelerde yapilmistir. MARK I ve ENIAC bu kurumlarda dogmustur. Bu konuda egitim alaninda ilk çalismalar bilgisayarla ilgili dersler okutma seklinde baslamistir. Daha sonra bilgisayardan bir egitim araci olarak yararlanma çalismalarina geçilmistir. Bu yönüyle bilgisayar bir süre okul siniflari disinda kullanilmistir (orduda uçus ve pilot egitiminde benzesim araci olarak). Egitimde makine ile ögretim üzerine inceleme çalismalari yarim yüzyildan fazla bir geçmise kadar uzanmaktadir. 1920’lerde Pressey’in daha sonra Skinner’in gelistirdikleri ögretme makineleri bu konuda öncü hareketler olarak kabul edilmektedir. II. Dünya savasi yillarinda Skinner yeni bir ögretme yöntemi gelistirmekte ve James Holland’la birlikte ögretme makinesini derslerinde kullanmaktadir… . Çalismalar sonunda meydana getirilen ögretim materyallerinin çogu, daha çok, iyi bir ögrenme için hazirlanmis programli ögretim kitaplari seklinde olmus, bunlarin bilgisayara uygulanmasi bir maliyet olarak ortaya çikmistir (Alkan 1985, s.149).

Bilgisayarin egitimde kullanilmasi, esas itibariyle, gör-isit tekniklerinin mantiki bir gelisimidir. Bununla beraber bu araç, diger yardimci egitim araçlari yaninda yer alirken temel ögretme kavraminda köklü degisikliklere yol açacaga benzemektedir. Teleskop ve mikroskobun insanin görme alanini genisletmesi gibi, bilgisayarda birçok üstün yönleriyle insanin mantik ve sezgisini, idrakini genisletmekte bilim ve egitime katkida bulunabilir (Alkan, 1985, s.149).

Akkoyunlu (1993)’ya göre egitim sistemimizin sorunlarinin çözülmesi dogrultusundaki düsüncelerin günümüzde ulastigi son asama, baska pek çok sektörde oldugu gibi, sorunlarin çözümü için teknolojiden, özellikle iletisim teknolojisinden yararlanmasinin kaçinilmazligidir. “bu amaçla ise kosulabilecek yeni teknolojilerden birisi olan ve çagimiza adini veren bilgisayarin egitime niçin girdigine iliskin bir çok neden ortaya atilmistir. Örnegin; sosyal gerçeklik, ögrencilerin yeni teknolojilerle donanik olarak topluma hazirlanmalari gerektigini ileri sürerken, mesleki gerçeklik, çocuklarin teknolojik bir toplumda teknolojiyi profesyonelce kullanabilecek sekilde hazirlanmalari gerektigini ileri sürmektedir. Pedagojik gerçeklik ise; bilgisayarlarin ögrenme ve ögretme ortamini zenginlestirecegini savunmaktadir” (Usun, 2000, s.45).

Bilgisayarlar okul sistemine girerek ögretim alaninda okullarda; ögretme ve ögrenme etkinliklerini bireysel ihtiyaçlara cevap verecek sekilde düzenlemek, egitim hizmetlerini daha etkili ve verimli bir sekilde yürütmek ve çagdas bir ögrenme- ögretme ortami yaratmak amaciyla kullanilmaya baslamistir.

Bilgisayar, diger ögretim araçlarindan farkli olarak ögretme ve ögrenme açisindan benzersiz imkanlar sunan çok yönlü bir araçtir. Bilgisayarin egitimdeki önemi ve bilgisayari diger araçlardan ayiran en önemli özelligi bir üretim, ögretim, yönetim, sunu ve iletisim araci olarak kullanilabilmesidir (Usun, 2000, s.43).

Bilgisayarlar egitimin klasik sistemini ve yapisini degistirip büyük bir devrim yapmislardir… . Günümüzde bilgisayarlar egitimin her alaninda kullanilmaktadir. Bu alanlar kisaca asagidaki gibidir (Isman, 2001 s.2).

Egitim arastirmalari,

Egitim-ögretim ortamlarini planlama ve tasarim faaliyetleri,

Okul yönetiminin islerinde, Okul bütçelerinin organizasyonu,

Ögrenci isleri,

Okul bütçelerinin organizasyonu,

Egitim-ögretim faaliyetleri,

Bilgisayar laboratuarlari.

Türkiye gibi gelismekte olan ülkeler egitim sistemlerinde bilgisayarlari etkili olarak nasil kullanabileceklerini arastirmaktadirlar. Hawkridge (1990)’e göre gelismekte olan ülkelerde bilgisayar kullanimin dayandigi temel esaslar sunlardir (Usun, 2000, s.212):

Sosyal esas: ögrenciler dünyada olup bitenden haberdar olmalidirlar. Bilgisayar toplumun her yerinde önemli bir yer almaktadir. Eger okullar ögrencileri toplum için yetistiriyorsa bilgisayar bilgisi vermek zorundadir. Mesleki esas: ögrencilere bilgisayari kullanmak ve programlamak güven kazandirmakta, belki de gelecekte bununla ilgili bir meslek seçmelerine neden olabilmektedir. Pedagojik esas: ögrenciler bilgi ve sanat dallarinin bir çok konularini bilgisayar yoluyla daha iyi ögrenmektedirler. Hizlandirma esasi: bilgisayar kullanimi ile okullar, olumlu degisiklikler yapabilmektedirler. Ögretim ve yönetim bundan yararlanabilmektedir. Bilgisayar bulunduran okullarda ögretmenler, veliler ve ögrenciler degisiklige daha açik olmaktadirlar. Bilgisayar ögrencilerin ezberleme yüklerini hafifletmekte ve azaltmaktadir. Teknoloji bilgisinin sanayi esasi: gelismekte olan yerli sanayi kesimi, okullarda yerli bilgisayarlarin yayilmasini istemektedir. Bu da milli sanayii desteklemek anlamina gelmektedir.

Az külfet esasi: bilgisayarla egitimin, ögretimin ekonomik külfetinden daha az bir külfetle yapilabilecegi öne sürülmektedir. Çünkü bilgisayarin üretimi arttikça birim maliyeti düsmekte, ögretmen maaslari artmaktadir. Bilgisayar, çocuklarda özgüveni saglar; çocuklar okullarda bu araçlari kullanmaya daha çok ilgi gösterirler. Bilgisayar, ögrenme için güvenli bir ortam yaratir; çünkü bagimsiz olan ögrenmenin ilk adimini atmadaki hata yapma korkusu, bir çok ögrenciyi tereddüde sevk eder. Bilgisayar, problem çözmek için ögrenciye, diger kisilerin yardimina ihtiyaç hissetmeksizin güvenli bir egitim ortami yaratir, hizli ve aydinlatici yanki verir. Bilgisayar, degerlendirme sonuçlarini vermede bütün araç, gereç ve yöntemlerden daha hizlidir, ögrencilerin bireysel ihtiyaçlarini karsilar; kalabalik siniflarda bilgisayar, bir bakima ögretmenin eksigini tamamlamaktadir. Bilgisayar ögrencilerin degisik yeteneklerine göre uygun bir ögrenme ortami yaratmakta, onlarin degisik ihtiyaçlarini karsilayabilmektedir. Bilgisayar, ögrenmeden zevk alamayan, devamsiz, okulda yaslilik nedeniyle basarisiz, davranislarinda çözülme bulunan ögrencilere de yardim elini uzatir, motivasyonu düsük veya ilgisi az, heyecanli ve utangaç ögrencilerin motivasyonunu da yükseltmektedir. Bilgisayarda yazilan yazilarda kolayca degisiklikler yapilabilir. Bilgisayar kullanimi, basarili bir yazi üretiminde ve gramerin temellerini ögrenmede ögrencilerin motivasyonunu yükseltir ve yeni becerileri kazandirir. Çok zengin bilgi kaynaklarina direkt olarak ulastirir. Görme yetenegini tamamen veya kismen yitirmis, görme zafiyeti olanlara ve amalara bagimsiz arastirma yapma ve büyük harflerle veya Brayel yöntemiyle çikti alma imkani yaratir. Bilgisayarlar, bilgileri ögrencilerin anlama, kavrama ve kullanimlarini hizlandiracak ve kolaylastiracak degisik yöntemler önerebilmektedir. Bilgisayar, ögrencilerin küçük gruplar halinde de, etkili bir sekilde çalismalarina imkan verir.

Yaralarinin yaninda bilgisayarin, sinirliliklari da bulunmaktadir; bilgisayar pahali bir araçtir, kullanilan yazilimlar birbirine uymayabilir, kullanicilarinin yüksek beklentilerini karsilayamayabilir. Bilgisayar programlarinin bir çogu bilissel hedefleri gerçeklestirmek için hazirlanmistir, duyussal, psikomotor ve kisisel becerilere yönelik programlar daha çok çaba, zaman ve ekonomik yük getirdiginden ilgi görmemektedir. Bilgisayarda üretilen programlar bugün için yaraticiligi göz ardi etmektedir. Bilgisayar, temelinde bireysel bir araçtir yüz yüze veya digerleri ile egitime genellikle az zaman ayrilmaktadir. Yaslilar yetisme sartlari geregi bilgisayarla yeterince ilgilenememektedirler; vazgeçilemeyen yillarin aliskanligi ile daha ziyade kitap okumaya egilim göstermektedirler. Bilgisayarlar, saçtiklari radyasyonla saglik sorunlarina yol açmaktadirlar (Riza,2000, s.385-393).

Akkoyunlu (1993)’ya göre gelismekte olan ülkelerde egitimde bilgisayar kullaniminda karsilasilan bazi güçlükler sunlardir. Bu ülkelerde yazilim ve donanim daha pahali oldugu için “ekonomik problemler” bilgisayarli egitim politikasinda önemli rol oynamaktadir. Bilgisayarli egitimin uygulanabilmesi ve tüm yurtta yayginlastirilabilmesi için güçlü bir ekonomiye sahip olmak gereklidir. Bu ülkelerdeki bilgisayarlarin verimlilik derecesini degerlendirmek oldukça güçtür. Fakat bu ülkelerde bilgisayar diger ögrenme ve ögretme materyallerine göre daha verimli olabilir. Gelismekte olan ülkeler ekonomik yönden güçlü olmadigi için bilgisayarin ne kadar verimli oldugunu ölçmek güç olmaktadir.

Bu ülkelerde bilgisayarlarin egitimde kullanilmalarinin maliyeti çok fazla endise yaratmadigindan, bu konuda yapilmis çok fazla ampirik arastirma bulunmamaktadir. Bilgisayarlarin egitime katkilarinin egitimin kalitesi bakimindan getirdigi faydalarin maliyetine göre bir analizi yapilmalidir.

Bilgisayarli egitim politikalarinin planlanmasi ve uygulamasi oldukça güç seçimler gerektirir. Gelismekte olan ülkelerde bu güçlükler daha zor gögüslenmektedir. Bunun için zamanlama ve planlama iyi yapilmalidir. Bilgisayarli egitime geçmeden önce gerekli insan gücü planlamasi yapilmali ögretmenler bu konuda hizmetiçi egitimden geçirilmelidir. Alt yapiyi olusturmadan bilgisayarli egitime geçmek fayda yerine büyük zararlara yol açabilir.

Bu ülkelerde maliyet fayda analizi yapilmaksizin bilgisayarli egitime geçilmesi hiçbir anlam tasimayacak ve etkili sonuç vermeyecektir. Bilgisayarli egitimde elde edilen fayda maliyetini geçtiginde fayda yerine zarar vereceginden maliyet ve fayda analizi iyi yapilmalidir. Bu ülkelerde bilgisayarlar, bilgisayar ile ilgili konularin ögretimi gerekli oldugu ya da var olan sistemin etkisiz oldugu yerlerde ögrenme araci olarak kullanilmaya baslamaktadir (Usun, 2000, s.212).

Sders’ta bilgisayarin zararli oldugunu düsünmekte ve bu düsüncesini su sekilde açiklamaktadir “Bilgisayarini açan çocuk, kurallarin sabit ve önceden belirlenmis oldugu elektronik dünyaya girer. Yazilan yazilari okumak düzeltmek burada daha kolaydir. Fakat ögrencinin yaptigi sey gerçek anlamda yazi yazmak degildir. Bilgisayarda yazimi ya da dilbilgisini kontrol eden islevler olsa da olmasa da Huckleberry Finn’in Serüvenleri gibi bir yapiti bilgisayarda yaratmak mümkün degildir…. Çocuk otorite, gerçek bilgi ve becerinin makinenin içinde bulundugunu ve bunlarin isimsiz, bedensiz bir programci tarafindan oraya yerlestirilmis oldugunu hissetmenin ötesinde bilir, bilgisayar çocuklarin yaraticiligini öldürmektedir”(Sanders, 1999, s.141).

lkemizde problem bilgisayar ile ilgili cihazlari ve ürünleri temin etmekten ziyade onlari kullanabilecek insanlari egitmek ve egitim yazilimlarini olusturulmasi güçlügüdür…. Bir makine olarak bir sey ifade etmeyen bilgisayar, ancak zeki ve becerikli ögretmenlerin ve egitimcilerin elinde faydali olabilen bir egitim aracidir (Çakmak, 1999). Günümüzde bilgisayarlardan ögretim sürecinde; Bilgisayar Temelli ögretim (BTÖ) ve Bilgisayar Destekli Ögretim (BDÖ) olmak üzere iki degisik sekilde yararlanilmaktadir.

BILGISAYAR TEMELLI ÖGRETIM

Bilgisayar Temelli Ögretim, bilgisayar sisteminin ögretimi planlama, ögrenmeleri ölçme, ögrencilerle ilgili verileri kaydetme ve ögrenme verileri üzerinde istatistiksel analizler yapma gibi ögretim etkinlilerini yönetmek için kullanilmasi anlamina gelir. Örnegin ögrenmeleri ölçmek açisindan bilgisayarlar, derslerle ilgili soru bankalari olusturmak için kullanilir. Test maddeleri konu içerikleri, ölçülen davranislar ya da güçlük düzeylerine göre siniflandirilir. Böylece, ögretmen bir sinavda kullanacagi sorulari soru bankasindan seçebilir ya da bilgisayar test maddelerini siniflamak için her bir kategorideki degiskenlere dayali olarak maddeleri seçmek için programlanabilir (Yalin, 2000, s.133).

Bilgisayar Temelli Ögretimde, bilgisayarlar bütün egitim vr ögretim faaliyetlerini uygular . Burada dersin, belirlenen hedef ve davranislarin ögrencilere temel ögreticisi bilgisayarlardir. Diger bir ifadeyle bütün egitim ve ögretim faaliyetleri bilgisayar tarafindan gerçeklestirilir. Ögretmen, egitim-ögretim geri planda kalarak organizasyon islerini yönetir (Isman,2001 s.30) .

Bilgisayarlar basili testler için kullanilabilecegi gibi testler ögrencilere dogrudan bilgisayar araciligiyla da uygulanabilir. Ikinci durumda, bilgisayar ögrencilere yanlis ve dogru cevaplari hakkinda aninda geri bildirim saglar, ögrencinin tamamladigi testi puanlar, analiz eder ve bu bilgileri bellegine kaydeder. Böylece ögretmen, her bir ögrencinin basari durumu, bir madde ile ilgili her bir seçenegi seçen ögrencilerin sayisi, ögrencilerin birbirlerine göre basari durumlari, aritmetik ortalama ve standart kayma gibi grup verilerini aninda elde edebilir (Yalin, 2000, s.134).Bilgisayar Temelli Ögretimde ögretmenler, bilgisayari asagida belirtilen on bir ana uygulamada kullanabilirler Isman, 2001 s.30).

Bilgisayarli test; ögrenciler, konular ile ilgili sinavlar alabilir ve aninda sonuçlarini ögrenebilirler.

Bilgisayarli ögretim materyali; ögretmenler, bilgisayar temelli ögretim materyalleri hazirlayip ögretme ortamlarinda kullanabilirler.

Kaydetme; ögrenciler, ögrenme faaliyetlerine yaptiklari her faaliyeti kaydedebilirler.

Bilgisayarli ögretim; ögrenciler bütün ögrenmelerini bilgisayarin karsisina geçip yaparlar.

Bilgisayarli ögrenme-ögretme faaliyetleri; ögretmenler, bütün ögrenme-ögretme faaliyetlerini bilgisayarlar ile gerçeklestirir. Kendileri, bu ortamlarda etkili rol almaz sadece rehber konumunda bulunurlar.

Bilgisayarli ögretim tasarimi; ögretmenler, ögrenme-ögretme ortamlarini bilgisayar ile tasarlarlar.

Yazi yazma; ögrenciler, bütün yazi faaliyetlerini bilgisayarla yaparlar.

Grafik çizimi; ögrenciler, bütün grafik faaliyetlerini bilgisayarlar ile yapip onlara yüklerler.

Masa üstü islemleri; ögretmenler bütün masa üstü islemlerini bilgisayar ile yaparlar.

Masa üstü sunum. Ögretmenler, bütün sunumlarini bilgisayarlar ile yaparlar. Ögrencler bilgisayara girip ders sunumlarini kendileri takip ederler.

Multimedya yöntemi; ögretmenler, multimedya yöntemimini, diger bir ifade ile ses, video ve resimlerin ayni anda kullanilmasi ile etkili ögrenme-ögretme faaliyetlerini gerçeklestirirler.

Bilgisayar Temelli Ögretimin Yararlari

Egitimde bilgisayar kullanildiginda egitimin kalitesi artmakta, ögrenciler daha hizli ögrenebilmekte, çalismalarda basari saglanmaktadir.Bilgisayar Temelli Ögretimden geçen ögrenciler digerlerine göre daha çok arastirip, bilgi becerilerini artirma yönünde daha istekli davranmaktadirlar. Ögrenciler bilgisayari kullanarak deneyler yapabilmekte verileri analiz edebilmektedirler.Bilgisayar Temelli Ögretim sayesinde, egitim çok zevkli hale gelmekte, ögrenciler konulari çok kisa sürede ögrenmekte ve bu sayede verimlilik artmaktadir.

Ögrenciler bilgisayari kullanarak istedikleri bilgilere çok hizli bir sekilde ulasabilmekte, hizli ve aydinlatici geri bildirim alabilmektedirler. Bilgisayar Temelli Ögretim zaman tasarrufu, puanlarin hesaplanmasinin kolay olusu, sonuçlarin ölçülmesinde hata olasiligini minimuma düsürmesi, mekan siniri tanimamasi, ekonomik olusu gibi olanaklari saglamasi açisindan önemli olmasina ragmen bazi sinirliliklari da vardir.

Bilgisayar Temelli Ögretimin Sinirliliklari

Egitim yaziliminin kullanilabilmesi için mutlaka gerekli donanimin bulunmasi gerekir. Siniflarin ya da okullarin Bilgisayar Temelli Ögretim için gerekli donanima erisimi bazen zor ya da pahali bir süreç olabilir. Yazilimlarin sürekli yenilenmesi ek bir maliyettir.,Eger bilgisayarlarin kullanimi uygun planlanmamis ise ögrenciler arasi sosyal iliskiler gelismeyebilir. Ögrenci-ögretmen, ögrenci-ögrenci iliskisinin zayif olmasi sosyal gelismeyi olumsuz yönde etkileyebilir. Özellikle ilkögretimde faydalanilabilecek bir ögretim yöntemi olarak kullanilmasinin sakincalari, faydalarinin önüne geçmektedir. Ilkögretimde ögrenciler, ögretmenleriyle karsilikli iletisim içerisinde olmali, ögrenci degerlendirme sadece sinava dayali olamamali, ögrenci ile ögretmen arasinda bireysel iliskiler daha ön planda olmalidir.

Bunun için ilkgretimde bilgisayar, bir egitim araci degil, egitimde bir araç olarak kullanilmalidir. Bu durum diger (orta ve yüksek ögrenim) için de geçerlidir fakat bu düzeylerde belirli alanlarda ve özel durumlarda çok daha fazla yararlanilabilecek çok önemli bir yöntemdir..Egitimde, bilgisayar, çesitli ögretim faaliyetlerini uygularken yararlanilan bir araç olmali, ögrenmeyi saglayici, destekleyici, pekistirici bir araç olarak kullanilmalidir. Bu nedenle ilkögretimde Bilgisayar Destekli Ögretim kavrami daha öne çikmaktadir.

BILGISAYAR DESTEKLI ÖGRETIM (BDÖ)

Bilgisayarlarin ögretimde kullanilmasinin en zor fakat en çok ümit vadedeni olarak kabul edilen Bilgisayar Destekli Ögretim kendi kendine ögrenme ilkelerinin bilgisayar teknolojisi ile birlesmesinden olusmus bir ögretim yöntemi olup ögretim sürecinde bilgisayarin seçenek olarak degil, sistemi tamamlayici, sistemi güçlendirici bir öge olarak kullanilmasidir, Bilgisayar Destekli Ögretim’de bilgisayar, ögrenmenin meydana geldigi bir ortam olarak kullanildigi ögretim sürecini ve ögrenme motivasyonunu güçlendiren, ögrencinin kendi ögrenme hizina göre yararlanabilecegi, kendi kendine ögrenme ilkelerinin bilgisayar teknolojisiyle birlesmesinden olusmus bir ögretim yöntemidir. Bu yöntemin ögrenme ögretme süreçlerindeki basarisi çesitli degiskenlere bagli olmakla birlikte, yöntemin basarisinda ögretim hedef ve davranislarina uygun ders yazilimlarinin saglanmasi oldukça önemlidir. Bilgisayar Destekli Ögretim yönteminde, bilgisayar teknolojisi ögretim sürecine degil de, geleneksel ögretim yöntemlerine bir seçenek olarak girmekte nitelik ve nicelik açilarindan egitimde verimi yükseltmede önemli bir rol oynamaktadir (Usun,2000, s.50-52).

Bilgisayar Destekli Ögretimde çesitli ögretim modelleri kullanilmaktadir. Ancak Bayraktar, Keser ve Gürol tarafindan önerilen ve yaygin kabul gören modeller sunlardir (Usun, 2000, s.54)

Ögretimsel Model

Hipotezci Model

Açiklayici Model

Arindirilmis model

Bu modellerin her birisi ögrenme ögretme sürecine katkisi yönünden bilgisayarin degisik özelliklerini ortaya koymaktadir. Örnegin Ögretimsel Model temelde programli ögretime dayanmakta ve bilgisayar sabirli bir yardimci gibi kullanilmaktadir. Hipotezci Modelde ögrenciye hipotez formüle etmeye yardimci olunmakta ve bu model bilginin, ögrencilerin yasantilari yoluyla yaratilmasi gerektigi düsüncesine dayanmaktadir. Açiklayici Modelde bilgisayar, ögrenci ile gerçek yasamin gizli modeli ya da benzesimi olarak, ilerledikçe konuyu kesfederek ögrenmesi esas alinmaktadir. Arindirilmis Modelde ise bilgisayar, ögrencinin çalisma yükünü azaltma araci olarak kullanilmakta ve ögrenciye hesaplama, bilgi islem vb. olanaklar saglamakta ve onu desteklemektedir…. bu modellerin ortak özelligi, ögrenciye ögrenmesinde etkin bir yardimci olmalari ve ögrenciyi merkeze almalaridir (Usun, 2000, s.54).

Bilgisayar Destekli Ögretimin Yaralari

Ilgili literatüre göre Bilgisayar Destekli Ögretimin yararlari su sekilde siralanabilir (Usun, 2000, ss57,58).

Bilgisayar, ögrencileri sürekli aktif tutar; ögrenci bilgisayarin üretecegi sorulara yanit vermesi gerektigi ve ancak konu üzerinde düsünerek bir sonraki adima geçebilecegi için sürekli aktif olmak zorundadir.

Her ögrenciye kendi ögrenme hizinda bir ögrenim saglar. Ögrenciler kendilerinden daha hizli ögrenen ögrencilerle yarismak zorunda kalmazlar. Ögretmenler geriden gelenleri beklemek için hizli gidenleri yavaslatmak zorunda kalmaz veya yavas ögrenen ögrencileri bir yana birakarak hizli ögrenen ögrencilere göre ders islemek zorunda degildir.

Bu yöntemde her ögrenci, ögrendigi konu ile ilgili olarak sordugu sorulara yanit alabilir; siniflarin kalabalik olmasi, zamanin sinirli olmasi ve bireysel farkliliklar nedeniyle ögrencilere soru sorulmayabilir. Bilgisayar Destekli Ögretimde, ögrenci bilgisayarla etkilesim kurarak, istedigi anda konu ile ilgili sorular sorarak yanitlarini alabilmekte ve istedigi kadar tekrarlayabilmektedir.

Laboratuar ortaminda yapilmasi tehlikeli ve pahali olan deneyler benzetisim yöntemi ile kolayca yapilabilmekte, zaman ve para yönünden kar edilmektedir.

Bilgisayar destekli egitimle konular ögrencilere daha kisa sürede ve sistemli bir sekilde ögretilebilir.

Ögrenci kendisine ait bir kisisel ögrenme ortaminda rahatlikla çalisabilmektedir. Ögrenci bilgisayariyla bas basa ve kendi ögrenme hizina uygun bir ortamda daha rahat olmakta ve ögrenmenin kaliciligi daha fazla olmaktadir.

Ögretim programi ögrencinin ögrenme ile ilgili gereksinimine göre hazirlanabilir. Ögretim amaçlarinin siralanisi ögrencinin ögrenme davranislariyla belirlenir.

Ögrenim küçük birimlere indirildigi için, basari bu birimler üzerinde siralanarak gerçeklestirilir.

Ögrenci kendi çalismasina ragmen, ögretmen tarafindan sürekli denetlenebilir ve gerektiginde müdahale edilebilir. Bilgisayar Destekli Ögretimde ögrenciler ögretmenin kontrolü altindadir. Bireysel çalismalarda basa çikamadigi sorunlar oldugunda ögretmen ögrencilerine yardimci olabilir.

Bedensel ya da zihinsel özürlü ögrenciler, özel olarak düzenlenen Bilgisayar Destekli Ögretim ortaminda bireysel ögrenme hizlarina göre ilerleyebilirler. Bedensel veya zihinsel özürlü ögrenciler ögrenme hizi açisindan diger ögrenciler nazaran daha geride kalabilmektedirler. Bilgisayar Destekli Ögretimde bilgisayar, bu tip ögrencilerin kendi ögrenme hizlarina uygun bir ögrenme ortami saglayarak yardimci olur.

Ögretmeni dersi tekrar etme, ödev düzeltme vb. görevlerden kurtararak ona ögrencilerle daha yakindan ilgilenme ve verimli çalisma zamani ve olanagi tanir.

Bilgisayar, egitim zamaninin etkili bir sekilde kullanilmasini saglar. Ögrenci kit olan zamani etkili faaliyetler yaparak geçirir. Ikincisi, ögrenci her yaptigi ögrenme için kendiliginden ödüllendirilir. Ögrenci kendi yaptigi ürünleri görerek ögrenmesini hizlandirabilir. Son olarak ögrencinin yaraticilik yeteneklerini gelistirebilir (Isman, 2000).

Bilgisayar Destekli Ögretimin Sinirliliklari (Sahin ve Yildirim, 1999, ss.64, 66)

Ögrencilerin sosyo-psikolojik gelismelerini engellemesi;bazi uzmanlara göre, bilgisayarlarin ögretimi bireysellestirebilmesi, ögrencinin sinif içinde arkadaslari ve ögretmenleriyle olan etkilesimini azaltmaktadir. Ögrenci bilgisayari ile basbasa kalmakta diger arkadaslariyla etkilesimde bulunamamaktadir. Bu da bireyselligi körükleyici bencillige yol açici olabilir.

Özel donanim ve beceri gerektirmesi; her seyden önce bir egitim yazilimini kullanilabilmesi için mutlaka gerekli donanimin bulunmasi gerekir. Siniflarin ya da okullarin Bilgisayar Destekli Ögretim için gerekli donanima erisimi bazen zor ya da pahali bir süreç olabilir. Yazilimlarin sürekli yenilenmesi ek bir maliyettir.

Egitim programini desteklememesi; ögretimde kullanilan her materyalin, egitim programini destekleyici ve programda belirlenen amaç ve hedefleri ögrenciye kazandirici nitelikte olmasi gerekir. Bu tip yazilim ve programlarin sürekli yenilenmesi gelistirilmesi gerekebilir.

Ögretimsel niteliginin zayif olmasi; program uygunlugunun yaninda, egitim yazilimlarinin ögretimsel olarak da etkin ögrenme ortamlarini ögrenciye sunabilmesi gerekir. Yazilimlar ise genellikle egitimciler tarafindan yapilmadigindan sorunlarla karsilasilabilmektedir.

Eger bilgisayarlarin kullanimi etkili bir sekilde planlanmamis ise bir takim olumsuz yönler ortaya çikabilir. Bunlardan birincisi, ögrenciler arasi sosyal iliskiler gelismeyebilir. Ikincisi, bazan çok paralar harcayarak alinan bilgisayarlar kullanilmadan kenarda durabilir ve harcanan paralarin israf olmasina neden olur. Son olarak bazan bir bilgisayarda yapilan çalismalar diger bir bilgisayarda açilmayabilir. Bunun için okuldaki tüm bilgisayarlarda ayni yazilim programi kullanilmasina dikkat edilmelidir (Isman, 2000).

TÜRKIYE’DE ÖRGÜN EGITIMDE BILGISAYAR DESTEKLI ÖGRETIM (BDÖ) UYGULAMALARI

Türkiye’de örgün egitimde bilgisayar egitimine yönelik çalismalar, 1984 yilinda Milli Egitim Bakanligi tarafindan yürütülen “yeni enformasyon ve iletisim teknolojisi” çalismalari çerçevesinde 1100 mikro bilgisayarin orta ögretim kurumlarina alinmasiyla baslamistir. Daha sonra özellikle orta ögretim düzeyinde, bilgisayar egitiminden ziyade, diger ülkelerde oldugu gibi bilgisayarin bir egitim araci olarak kullanildigi”bilgisayar destekli egitimde kullanilma çalismalari baslatilmistir.

1985-1986 ögretim yilindan itibaren 101 orta dereceli okula, bir tanesi ögretmene 10 tanesi ögrenciye olmak üzere toplam 1111 adet bilgisayar saglanmistir. Her okulda iki ögretmen 5 hafta süre ile hizmetiçi egitim kurslarina alinarak yetistirilmistir. Ticaret, Turizm-Otelcilik okullarinda baslatilan çalismada 13 okula, 10 ar adet olmak üzere toplam 130 adet bilgisayar dagitilmistir. Ögretmenlerin hizmetiçi egitimi tüm okullara yayginlastirilmis, 3 saatlik bilgisayar dersi her okula konmustur.

1988-1989 yilindan itibaren Ticaret ve Teknik Egitimle ilgili orta dereceli okullarda Dünya Bankasi kredisiyle baslatilan “Endüstriyel Okullar Projesi çerçevesinde 805 bilgisayar kullanilmaya baslamistir. Bilgisayar donanimciligi bakim ve onarim konularinda yazilim kullanimi konusuna da agirlik verilmis ve iki önemli yazilim paketi satin alinmistir.

1989-1991 yillarinda bilgisayarla ilgili olarak Milli Egitim Bakanligi’nca yapilan egitim ve ögretim faaliyetlerini dört ana baslik altinda toplamak mümkündür.

· Bilgisayar Destekli Ögretim (Öncelik ve agirlik sirasiyla, müfredat programlari, yazilim, ögretmen egitimi, donanim, bakim ve onarim)

· Bilgisayar programlama

· Bilgisayarin tanitilmasi

· Bilgisayar bakim ve onarim teknisyenligi

Geçmiste yapilan uygulamalardan yapilan bilgi, birikim ve deneyim göz önünde bulundurularak MEB firmalari okullarda BDE’i uygulamaya davet etmistir. Firmalarin uyguladigi BDE projesinde pilot uygulamalar için Türkiye genelinde çesitli illerden toplam 160 okul seçilmistir. Ilk ve orta okullardan ise 17 si yerli 11 i yabanci olmak üzere 28 firma uygulamaya katilmak için müracaat etmislerdir. Bu firmalarin bir kismi birkaç haftalik programlarinin gösterisini yaptiktan sonra uygulamalarina son vermis firmalarin çogunlugu ise uygulamalarini yil sonuna kadar sürdürmüslerdir. Diger yandan okullarda halen mevcut bilgisayarlarin etkin kullanimini saglamak için üniversiteler de bu programin içine dahil edilmistir.

Yapilan envanter çalismalari ile 1993 yilina kadar Türkiye’de orta ögretim kurumlarinin %11-12 sinde bilgisayar laboratuari bulundugu tespit edilmistir. Bu laboratuarlarin kullanim zamanlarinin %70’i bilgisayar egitimine %30’u BDE’e ayrilmaktadir.

Türkiye’de 15 yillik geçmisi bulunan, büyük umutlarla baslayip sürekliligi saglanamayan BDE projelerinin bilançosunda yaklasik 1000 okula bilgisayar laboratuari kurulmustur. 8 yillik egitim çalismalar kapsaminda egitim için kaynaklar yaratilmasiyla birlikte BDE projeleri hiz kazanmis Egitimde Çagi Yakalamak 2000” adi verilen proje kapsami içinde 1998 yilinda 6200 ilkögretim okulunun bilgisayar destekli egitime baslamasi öngörülmüstür. Bu proje çerçevesinde en önemli noktalardan birisi de BDE yazilimi gelistirilmesidir. Öncelikle Türkçe, Matematik, Fen Bilgisi, Yabanci Dil, Sosyal Bilgiler derslerine ait yazilimlarin kullanima sunulmasi ve ayrica Türkiye’de 70000 okulun Internet’e baglanmasi için TTNet projesinden yaralanilmasi düsünülmüstür. (Usun, 2000, s.216).

Klasik egitimin bu teknolojik gelismeler sonucunda sekil degistirmesi gerekmektedir. Çünkü alinan egitim sonrasi gerçek hayatta, egitim sürecinde verilenden çok daha farkli bilgi beceri ve tutum aranmaktadir. Alinan egitim bugün için egitim sonrasinin beklentilerini karsilamamaktadir. Egitimin bütün süreç ve kapsamlarinda ayni sebeple olmasa da kriz boyutunda yetersizlik yasanmakta. Bilisim teknolojilerinin kullanilmasiyla egitimde firsat esitligi saglanirken sorumluluk devletten alinarak tüketiciye yani ögrenci ve veliye verilmektedir. Bilisim teknolojilerinin egitimde kullanilmasiyla amaçlanan ögrenme becerilerinin ve problem çözme yeteneginin gelistirilmesidir. Artik ögrenciden ögretmenin aktardigiyla yetinmek yerine teknolojinin sagladigi imkanlarla kendi yetenekleri dogrultusunda bilgi üretmesi beklenmektedir. Yeni binyilda gelecege yapilacak en önemli yatirim, egitim sistemlerine faaliyet imkani kazandirilmasidir. Sadece bilgi yüklenmesi ve ezbercilik, analiz ve diger geliskin ögrenme becerilerinin yaninda yetersiz kalmakta. Bilgi depolamada bilgi teknolojisinde kullanilan sistem ve aygitlar klasik sistemdekinden çok daha üstündür…. bilisim teknolojileri problemlerin çözümünde yeni imkan ve seçenekler aramaktadir. Çözümler yöresel ve kültürel niteliklerimize uygun olarak özümsenmeli ve uyarlanmalidir (Uney,2001, s.17).

Bilgisayar, ülkemizin ekonomik sartlari düsünüldügünde herkesin kolayca alabilecegi, alsa bile, hizla gelisen teknolojiye ayak uydurarak kolayca degistirebilecegi bir araç degildir. Hizla ilerleyen teknoloji ortaminda bir yillik bilgisayar eski model olmaktadir. Ülkemizde evlerde çok az rastlanan bilgisayari ögrenciler okulda görüp tanimakta ve sagladigi imkanlardan faydalanabilmektedirler.

Sonuç

Okullarimizda Bilgisayar Destekli Ögretim uygulamalarina baslanmis olup bilgisayarlarin ögrencilerce kullanildigi görülmektedir. Bazi okullarda ise okul müdürleri bilgisayarlar bozulacak, zarar görecek vb. nedenlerle bilgi teknolojisi laboratuarlarini ögrencilere kullandirmamaktadirlar. Ögretmenlerin direnci de bu konuda önemli bir engel olarak karsimiza çikmaktadir. Ögretmenler yeni egitim teknolojilerine karsi direnç gösterebilmekte, biz yapamayiz, biz beceremeyiz mantigiyla bilgisayar kullanmayi ögrenmeye ve ögretmeye pek hevesli görünmemektedirler. Bunun için okullarinda bilgisayar laboratuari oldugu halde bilgisayar formatör ögretmeni bulunmayan okullarda bilgisayar laboratuarlarinin kullanimi yeterli seviyeye ulasamamaktadir. Bilgisayarlardan egitim-ögretim faaliyetlerinde bir ögrenme-ögretme araci olarak faydalanilmalidir. Okul yöneticileri ve ögretmenler okullarinda bilgisayar müzeleri olusmadan önce bilgisayar kullanmayi bilmiyorlarsa muhakkak ögrenmeli, ögrencilerine ögretmeli, bilgisayarlardan maksimum düzeyde faydalanmalidirlar.

KAYNAKÇA

Alkan, Cevat, (1984). Egitim Teknolojisi”Ankara Ün.Egt.Bil.Fak.Yayini” Ankara.

Bozkurt, Veysel, (2000). Enformasyon Toplumu ve Türkiye” Sistem Yayincilik” Istanbul.

Çakmak,Osman,(1999).Fen Egitiminin Yeni Boyutu:Bilgisayar-Multimedya-InternetDestekli Egitim, “DEÜBEF Dergisi”, (11),Izmir.

Güveli, Ebru ve Baki, Adnan, (2000).Bilgisayar Destekli Matematik Egitiminde Matematik

Ögretmenlerinin Deneyimleri, “DEÜBEF Dergisi” (12),Izmir.

Isman, Aytekin,(2000) Degisim Semineri Ders Notlari” Sakarya Üniversitesi” Sakarya.

Isman, Aytekin, (2001) Bilgisayar ve Egitim Sakarya Üniversitesi Egitim Fakültesi Dergisi

Keser, Hafize, (1998) Bilgisayar Destekli Egitim Için Bir Model Önerisi (yayinlanmamis doktora tezi), Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Ankara.

Riza, Enver T.,(2000). Egitim Teknolojisi Uygulamalari ve Materyal Gelistirme “Anadolu Matbaasi” Izmir.

Sanders, Barry, (1999). Ökükzün A’si (Çev: Sehnaz Tahir)” Ayrinti Yayinlari”, Istanbul.

Sahin, Tugba ve Yildirim,Soner,(1999) Egitim Teknolojileri ve Materyal Gelistirme”Ani Yayincilik” Ankara.

Uney,Tuncer,(2001), Bilgisayar Kullanimi Ögrenciyi Yeniliyor, Egitim Bilim Dergisi (32).

Usun, Salih,(2000). Dünyada ve Türkiye’de Bilgisayar Destekli Ögretim”Pegem Yayincilik” Ankara.

Yalin, Halil Ibrahim,(2000).ÖgretimTeknolojisi ve Materyal Gelistirme,”Nobel Yayin Dgt.”Ankara.

Tagged as: ,

is
Email this author | All posts by

Yorum Köşesi